Sayfalar

Suni


Çiçekçilerin -doğal çiçekler-e bile oda parfümü sıkarak güzel kokmalarını sağladıkları bi çağdayız.

18 sesleniş:

Mia Wallace dedi ki...

Gerçekten yaa hiç böyle düşünmemiştim!

pinkyfreud dedi ki...

Ben ilk gördüğümde üzülmüştüm ya
Düşünsene çiçek kokusu yerine oda parfümünü içine çekiyorsun :(

Mia Wallace dedi ki...

evettt:(

Burak Özkan dedi ki...

Mesele sadece içine çekmekle kalsa iyi bu durumda; çiçeklerin arıları vb hayvanları kendilerine çekmek için kullandıkları kokular da yokediliyor olabilir.
Buna benzer bir konu insanın kendi sosyal çevresinde de mevcut. Tüm o parfümler zamanla, insanın feromon kokusunun da etkisini yokedebiliyor diye biliyorum.

pinkyfreud dedi ki...

Evet insanlar diğer insanların kokusunu da değerlendiriyorlarmış bilinçaltlarında.
Artı bazı insanların ter kokusu hoş oluyor ya.
Umarım böyle düşünen bi tek ben değilimdir.d

Burak Özkan dedi ki...

Böyle düşünen bir tek sen olamazsın çünkü bu bir düşünce sorunu değil. Yine eş seçme özelliğiyle ilgili içgüdüsel bir durum. O yüzden de bu feromon salgılarını kullanıp parfümler yapılıyor, karşı tarafa daha çekici gelebilmek için; ama hiçbir doğal yanı yok tabi. Kadınlarla ilgili yapılan testler de varmış işte, bazı adamların giysileri koklatılıyor ve hangi giysinin sahibini seçerdiniz diye soruluyor vs.

pinkyfreud dedi ki...

Bunun anlatıldığı belgeselde aşkın da kimyasal olduğundan bahsediliyordu.
Görüntü koku ses vs bilinçaltında değerlendirilip en verimli döl kiminle oluşturulucaksa ona aşık olunuyormuş.
Çok mantıklı.

Burak Özkan dedi ki...

Evet, psikoloji tabanlı blogumda aşkla ilgili konuşma yapan antropolog Helen Ficher'ın bir konferansı var. TED şahane bir olay; iyi ki varlar.

pinkyfreud dedi ki...

Evet iyi ki varlar hala aşkı ruhların bilmemnesi olarak düşünen insanlara karşılık.

buster dedi ki...

Peki ya parfümün günahı nedir? Çiçek kendisi güzel kokusunu yayamıyor, diğerleri bunu hissedemiyor ve istemiyorsa... aşağılıkça her gün "başka" bir çiçek için "kullanılan" parfümcağızın bunda günahı nedir?

pinkyfreud dedi ki...

Kimsenin bi günahı yok :S
Sadece doğal hayattan ne kadar uzaklaştığımızdan sözediyordum.

buster dedi ki...

yok yahu benimkisi sadece "bir de buradan bakalım" şeysi idi. (bu şey lafını da çok gereksiz şeylemeye başladım hayırlısı.)

doğal hayattan uzaklaşırken kimse zavallı "parfüm"ün duygularını önemsemiyor demek istemiştim.

Hemen kafası karışmış gülmeyin lütfen yahu bana; sanki kötü bir şey dedim gibi hissediyoruum =))

Burak Özkan dedi ki...

Nesnelerin veya -bu durumda- araçların zaten bir günahı olamaz; nesneleri suçlamak gibi bir boşboğazlık -kendi adıma- yaptığımı düşünmüyorum, öyle de gözüküyorsa demek ki daha dikkatli yazmalıyım. Veya sen de daha dikkatli olmalısın PinkyFreud. Öte yandan, çiçeğin kendi kokusunu yayaması gibi bir durum ancak dış kaynakların -insan, yine insan- durumu dolaylı veya dolaysız bir şekilde engellemesi ile gerçekleşebilir. Kaldı ki mesele sadece bizim çiçeği koklayabilmemiz ise, öyle bir durum söz konusu bile olamaz; çiçekler ve böceklerin aşkının önüne geçilemez. :D

pinkyfreud dedi ki...

Son iki yoruma çok güldüm:D
Buster; bi an ciddiye alınca şaşrmış ifade atmaktan başka bi şey gelmesi elimden.d
Burak Özkan; yok yok o konuşmaya renk katmak için yapmış yani kimse saçma bi şey söylemedi.d

Burak Özkan dedi ki...

Evet öyleymiş; yorumu yaptıktan sonra onun yorumunu okudum ben de; öyle uzun uzun yazınca her bir şeyi kaçırıyor insan. :D Kusura bakmayın.

pinkyfreud dedi ki...

A-aa ne kusuru yok öyle bi şey.d

buster dedi ki...

Evet tamamen renk katmaktı amacım yahu. Kızmayın kimseye haksızlık etmedim; beni de aranıza alın puahaha =)

pinkyfreud dedi ki...

Tamam tamam propic.in jeux d'enfants'tan olduğu için sevdim seni :P