Sayfalar

Aniden Kabaran Feminizm Damarı 2

Bu dünyadan nefret etme sebeplerim de biri de insan algısının yüzde doksanının görsellikten oluşması. Yani eğer kadınsan ve gerçekten güzelsen 90-0 öndesin. Güzelliğin yanında zekiysen yetenekliysen falan oh oh artı bonuslar. Ama çirkinsen (üzgünüm gerçekler acıdır) çirkin ama zeki çirkin ama yetenekli çirkin ama sempatik olursun insanların kafasında. Gerçi her güzel olan seksi olamıyor evet bu değerlendirilebilinir hmmm..
Erkekler bu açıdan daha şanslı aslında. Yalnız onların da mutlaka ama mutlaka güçlü olması gerekiyor çekici olmaları için. Bu güç paradan gelebilir karakterden gelebiliyor sosyal statü ve çevreden gelebilir. Yakışıklı olması öyle mühim değildir.
Tatmin olmayanlar için bkz Halo Effect.

28 sesleniş:

AlpereplA dedi ki...

ne güzel demiş: http://j.mp/sE2TTr

Aşk hayatı açısından değerlendiriyorsan zaten en çok görünüşe önem veren insanlardan ne beklersin ki? İş hayatını da etkilemesi büyük bir dezavantaj olabilir tabi bazı durumlarda. O problem işte.

Pinky Freud dedi ki...

Aşk hayatı için fark etmez ya çünkü sadece dış görünüşe aşık olunmuyor. Ama aşk hariç flört hayatı iş hayatı çok fazla şeyde önemli içinden ziyade "dışın".

Baykuş Edebiyatı dedi ki...

1900'lü yıllar ve öncesinde böyle değildi bu durum. Bu kadar keskin değildi güzellikler, çekicilikler. Bir güzellik kavramı oluşturuldu, entegre edildi hayatlarımıza. "Şöyleysen güzelsindir, böyleysen tu kaka" denildi. Erkeklerin beyinlerindeki görsel duyarlılıktan yararlanılarak kitle iletişimle aşılandı sunî güzeller. Erkekler bir Marlyn'e baktı, bir karısına baktı. Bir Rihanna'ya bakıyor, bir sevgilisine bakıyor. Kozmetik reklamlarındaki hatunlar, tüketim toplumundaki hatunlara örnek gösteriliyor. İş hayatında bir yerlere gelebilmek için bile tekno müzik kliplerinde dans eden jartiyerli sekteterlere benzemeli. Sebebi de aslında çoook çok basit:

Patronların tamamına yakını erkek.

Bir erkek olarak erkeklerle dolu bir dünyada yaşamayı çok sıkıcı buluyorum. Daha çok kadın lazım bu dünyaya.

Pinky Freud dedi ki...

Evet kitle iletişimin medyanın gelişmesiyle birlikte tepeden inme bir güzellik anlayışı sunuldu insanlara. Ama bu durumun mümessili sadece erkekler değil, patronlarına çanak tutan kadınlar yani kadınları böylesine bir kısır döngüye sıkıştıranlar sadece erkekler değil hemcinsleri.. Sadece güçlü karakterli kadınlar buna direnebiliyor ki bu tutum da çok az erkeğin gözünde değer buluyor

Baykuş Edebiyatı dedi ki...

Elbette. Bu bahsettiğim küresel etki erkeklerde önceki yorumumda bahsettiğim etkiyi yaratırken, kadınlarda da kadınlar arası bir hırs, rekabet yaratmış durumda. Bu akıma kapılmış olan kadınlar, diğer kadınları kendilerinden daha başarılı, daha güzel, daha şık vs gördükçe işler daha da sarpa sarıyor sanki. Tabi bir erkek olarak kadınların iç dünyasını ne kadar doğru bilebilirim bilmiyorum ama, rekabet ettiği bir kadının "yakışıklı ve zengin" sevgilisi olması bile bazen kadınları deli edebiliyor.

İşin özeti, ne olursa olsun kendi kendimizi bitiriyoruz :)

Pinky Freud dedi ki...

Evet o bakımdan haklısın ne olursa olsun kendimizi bitiriyoruz ama dedin ya "daha çok kadın lazım dünyaya" işte o zaman halimiz daha beter olacağı kanaatindeyim (:

Baykuş Edebiyatı dedi ki...

Erkeklerin egemenliğinden bir hayır göremedik. Kadınların hâkim olduğu bir dünya en azından daha estetik olur :))

Adsız dedi ki...

Feministler bana her zaman çelişki dolu gelmiştir. Kişisel olarak erkeklerin benden üstün olduğunu falan düşünmüyorum; bu yüzden de onlara karşı herhangi bir üstünlük ya da karşı güç gösterme gibi bir çabaya ihtiyacım olmuyor. Bence sen zihninde dış görünüşünü daha güzel ve seksi kılmaya çalışarak aslında erkek üstünlüğünü kabul etmektesin anladığım kadarıyla ama henüz farkında değilsin. Ayrıca 'Güzelliğin yanında zekiysen ve yetenekliysen falan oh oh artı bonuslar.' demişsin; herkes senin gibi düşünmüyor. Evet, belki büyük bir çoğunluk ama herkes değil. 'Zekan ve yeteneğin' yanında güzelliğin varsa 'artı bonus'tur benim için. Hem flörtte hem de daha ciddi ilişkide. İş hayatında da dış görünüş zeka kadar önemli değildir; tabi iş hayatına hangi yönden baktığımıza bağlı.

Pinky Freud dedi ki...

Adsızcım he canım

Adsız dedi ki...

Ahaha ne kadar küstahsın, biliyorum Adsız olarak yorum yapmasaydım 'cevap verilebilir' bulurdun yazdıklarımı. Bu kadar şekilci misin gerçekten?

Pinky Freud dedi ki...

yeah baby

çakmashakira dedi ki...

http://bayangizemli.blogspot.com/

byvayet dedi ki...

kesinlikle medyanın müthiş,acayip,kusmuğumsu bi otoritesi var.aslında dışarıdan tamamen seksilik ve güzellik üzerine yaşıyor görünen kadınların çoğunun aslında öyle olmadığını düşünüyorum.(zaten yurdumun koca parasıyla var olan aptal sarışınlarını bu kadınlardan ayırt edebiliriz.)monica bellucci istanbulda ne kadar mütevazıymış yok soğukta gıkı çıkmamış bilmem ne erdoğanlar aylardır şokta.catherine deneuveün potiche filmi için girdiği kılığı hepimiz gördük.monica bellucci den nefret eden biri olarak kadının bir iki söz öbeğini okuduktan sonra gerçekten saygı duydum ve sevdim.hollywood hakkında söyledikleri vesaire.. yani özetle medyanın müthiş bir kafasına göre iletim,kategori,kalıp ve otorite oluşturma gücü var.ben de güzellik ve seksiliği önemli bulurum-güzellik ve seksilik kavramım adriana lima ve türevleri değildir- fakat merak ettiğim şu; ne zaman insanların sözlerine değil de kıyafetlerine,dış görünüşlerine bakmaya başladık?? medya böyle devam edecek.bizim yapacağımız şey bir şeyleri bir şeylerden ayırt etmek.yoksa; catherine mi? o seks sembolü müymüş?şimdiki halini görmelisiniz(laughs) diyen ludivine sagnier den bi farkımız kalmaz.

Nevrotikelebek dedi ki...

byvayet; Senin yorumlarına da çalışıp cevap vermek gerekiyor resmen.d Bellucci ne söylemiş bilmiyorum mesela hani birşeyler tahmin ettim ama sadece varsayı yani Deneuve'yi de şimdi okudum avrupa sineması hakkında pek bilgi sahibi değilim :( ama her insan yaşlanıyor yani Sagnier'in sözü çok saçma.
Bir de ben adrianayı güzel buluyorum yani yüzü estetiksiz o kadar güzel olan başka kim var Liv Tyler Marilyn Monroe? Şu silikon olayı çok kötü ya

byvayet dedi ki...

birincisi keşke nevrotik kelebek yapmasaydın. haha :D yani demek istediğim bellucci ve deneuve gibi kladınları güzellik üzerine yaşıyor sanırız fakat aslında çoğu öyle değildir.biz dışarıdan kıyafetlerine takılarına bakarız medyanın pompaladığı şeylere bakarız ve yorum yaparız.o insanların bu konuda ağızlarından ne çıkmış bakmayız.deneuveü yeni okumana çok üzüldüm.bence sagnier onu ya konuşulmak için ya da deneuve le aralarında bi şey oldu onun için demiştir.bütün dünyanın kabul ettiği bu kadına kivan(tatlıtuğ) la ludivine taş atsa ne olur.deneuve gerçek bir aktris tir.adriana güzel mi?adriana at suratlı ve dişlek hayatım :D

Nevrotikelebek dedi ki...

pink freudun başkasıyla karıştırıldığını biliyorsun hatta insanlar onu izlediklerini sanarak beni takip ediyorlar ve bu durumdan hoşnut değilim. Yeni ismimi de sevdim ben sadece nevrotik biri değilim "kelebek" olan kız tarafım da var dışarda görsen bu blogun sahibi olduğumu asla tahmin edemezsin.d
Hayır yani belluccinin röportajlarından bahsediyorsun ama temasının ne olduğunu söylemiyorsun ben de onu araştırıyorum falan ama normalde okumazdım(evet önyargı). Ben sinema tarihiyle sinema teknikleriyle ve avrupa sinemasıyla ilgilendiğimi hiç söylemedim bu kişiler teknik ayrıntıya giriyor o yüzden bilmeme üzülemedim.d
Ve son olarak ne kadar popüler ünlü olursa olsun ben dünyanın en şahane şeyiyim diye açıklamayan insanların fiziksel özellikleriyle aşağılamanın yanlış olduğu kanaatindeyim özellikle de senin gibi farkındalıklı birinin

byvayet dedi ki...

ok kelebek:D bellucci; hollywood asla istemezdim gençlik ve güzelliğe takmışlar kimin umurunda ben doğal bir kadınım demiş.deneuve de;hollywood a gitmememin tek sebebi ingilizcemin akıcı olmayışı mı sanıyorsunuz? demiş. deneuve ayrıntı teknik bilgi değil,sophia loren in fransa şubesi gibi düşünebileceğin sinema teknikerlerinin değil tüm dünyanın tanıdığı biridir.ben bunu sen estetiksiz en güzel yüzlü diyince onun üzerine söyledim.aşağılamıyorum ama dünyanın en güzel kadını sayılması bir felaket bence.ya da güzellik anlayışlarımız farklı. ayrıca bi şeyde hemen -büyük ihtimalle- farkında olmadan saldırıya geçiyosun.dikkat et:D sanal ortam olduğu için insanlar birbirlerini anlamazlar ve daha kolay sürtüşme çıkar benden söylemesi.dAha önce de dikkatimi çekti olumsuz bi yorumda hemen he adsızcım v.b saldırıya geçiyosun deneuve ü tanımaman konusu gibi bence bi blog yazarı özellikle de bu blogun yazarı biraz olgun olmalı :) ;)

Nevrotikelebek dedi ki...

Saldırgan olsam açıklama yapmaya gerek duymazdım sana samimi olmaya çalıştım yukardakileri tekrar soğukkanlı bi şekilde okursan görüceksin bence :/ Ben popüler kültürden marjinallik adına nefret edilmesini inanılmaz eğreti buluyorum. Her bestseller kitabı değersiz bulmak gibi Adriana Lima at yüzlü ve dişlek demen inanılmaz tuhaf.. belki zevkine hitap etmediğini falan söyleyebilirdin. Bu gizliden gizliye çoğunluktan kendi zevkini üstün bulma bununla övünme demek ama güzellik kavramı eğitimle değil güdüyle alakalı bi konsept. Teknikerler tanır falan demedim nerden çıkardın :S ayrıntı işidir dedim ayrıca bilmediğim şeye iki saniyede googledan bakmak yerine bilmiyorum demenin "aa onu herkes bilir" yapmacıklığından daha olgunca bir davranış olduğunu düşünsem de olgunluk senin kadar umurumda değil açıkçası.
Sevdiğin bir ressamı müzisyeni bilim adamını vs "onu tüm dünya tanıyor" varsayımı tamamen sübjektif oluyor. 1943 yılında doğmuş 1964 en çok film çıkardığı yıl, 3 tanesi dışında vikipedide yok bile filmleriyle ilgili bilgi. Sen de Deneuveü 1967 yapımı Belle de Jourdan tanıyorsun ve bi yorumunda da dvdcinin bile bilmediğinden yakınmıştın üzgünüm ama bu çok itici. Kitabından-filmden psikolojiyle sitesi gibi bi yerden haberdarım ama izlemedim oyuncularını bilmiyodum tıpkı her klasik sayılan kitabı filmi deneyimleyemediğimiz gibi.
Ayrıca benden farklı fikirde olanlara saldırıya falan geçmiyorum daha okuduğunu anlamaktan aciz eleştiri yapmaya çalışan gereksiz kişilere aldırmıyorum

byvayet dedi ki...

soğukkanlı?:) adriana limanın at suratlı oluşunun psikolojimle etkisi?:) aa onu herkes bilir yapmacıklığı?:) gerçekten deneuve hakkında okuduklarıma inanamıyorum.:)ayrıca deneuveü belle de jour dan değil cannes dan tanıyorum hatta kendime sövmüştüm nasıl olur da daha bu seneki cannes dan tanırsın diye.dolayısıla belle de jour ayrıntısı önemsiz.1943 te doğmuş en çok filmi 64 te varmış ne demek biraz daha açar mısın?vikipedide filmleri hakkında bilgi olmaması neyi ifade eder?ayrıca türkçe vikipedia mi? gerçekten bütün dünya tanıyor:Dvikipedi dışında araştırırsan göreceksin. psikolojiden çok fazla anlamam ama oh baby yeah gibi yazımların aslında çok kale alıyor,önemsiyor fakat "nasıl yazsam da önemsemediğim hiç kale almadığım belli olsa bak hiç kale almıyorum" tadında bir izlenim veriyor.

byvayet dedi ki...

bi an kendimle çeliştim tekrar bi vikipediaya girip baktım deneuve hakkında sanırım türkçe vikipediye baktın.türkçe vikipedide sinema ve tiyatro oyuncusu yazmışlar inanamıyorum:D

Nevrotikelebek dedi ki...

Şöyle söyliyim anlamadıysan veya konuyla ilgili bilgin yoksa ne kadar açıklasam boş o yüzden herkesle uğraşarak kendimi yormuyorum :/ beğeniyi dile getirmeyle psikoloji arasındaki bağlantı ımm konuyu estetik felsefesine kadar gider ama feminen rekabette duralım kadınlar eğer birini gerçekten beğeniyorsa kabaca "bok atarlar" ama eğer kendi standartlarında benzer fiziksel özellikler taşıdıkları bir kadın beğeniliyorlarsa yere göğe sığdırılamazlar. Öbür yandan kadınları diğer bir kadını beğenme eşiği onu kendinden üstün görmedir.
Diğer tarafta popüler kültüre yani halkın beğenisine tü kaka diyip entel gözükmeye çabalayan insanlar vardır. İşte neden itici şimdi anlıyor musun?
Doğum yılı ve film çıkış yılları benim jenerasyonum için Deneuveü yaşlı kılıyor. Türkçe vikipediden bakma sebebim de türkiyede tanınmadığını göstermek. Anladın?
Ayrıntılı bilgi istesem imdbye bakarım neyse.
Ben tanınmıyor demiyorum sinema tarihi klasikler kültler yakinen ilgilenenler biliyor diyorum. Sana bilemeyeceğin bi psikiyatrist-sosyolog ismi verip tanımadığın taktirde "ama bütün dünya tanıyorr" diye ısrar etsem bu çok senin tabirinle olgunluktan uzak olur. Çünkü ilgi alanlarımız uzmanlaştığımız şeyler farklı.
üzeltmeden duramayacağım kale almak değil -kaale almak-
Ayrıca blogtan yazdığım konu hakkında araştırma yapmadan ağzına geleni söyleyen birini önemsemem uzun zamandır yorumlarını kaale aldığım biri olmasan sana da aynı tepkiyi veririm, blogtan kimse hayatımda değil niye zahmete girip bide nasıl umursamıyor takliti yapayım diye uğraşayım? Ama sana öyle geliyor çünkü kendi düşünce sistematiğimizi başkalarına da atfederiz bu da bizi dar kalıba sokar

byvayet dedi ki...

http://www.tdksozluk.com/index.php?qu=kale+almamak&ne=a&Submit=Ara

bok atma konusunda haklısın ancak ben yazdıklarına dahil olduğumu düşünmüyorum.benden her anlamda aşağıda olmayan,popüler kültüre dahil,fiziksel ve standart olarak benzer özellikler taşımadığım,yere göğe sığdıramadığım isimler sayabilirim.ama psikoloji okuyan sensin yanlış hatırlamıyorsam.ayrıca adriana sorunsalı yazının da oldukça benim catherine fetişime benzer şekilde subjektif olduğunu söylemek isterim.http://fotogaleri.haberler.com/galeri-resimleri/27/acun-un-konugu-adriana-lima-11_b.jpg

doğum tarihi v.b bilgiler beatlesı da bizim için yaşlı kılıyor.

o zaman kendi düşünce sistematiğimizi başkalarına atfetmekse,bok atma-kadınlar konusunda da aynı şey geçerli oluyor.ve bu da bizi psikolojinin incelenemeyişi kadar zor sonuçlara götürür.

Pink Freud dedi ki...

''Deme kalbura kallabur
Lügat-ı fasihten yeğdir galat-ı meşhur'' .Boşu boşuna yanlış düzeltmiyorum kökü kavil olan sözcüğün halk arasında kullanımı kaale almamak'tır. Güzellik konusunda yazdığım 2.maddeyle ilgili bir anekdottu. Yani çoğunluğun beğendiği kullandığı birşeyle ilgili ulaşılan sonuçları reddetmek bir işimize yaramaz. Ki zaten seni 1.gruba sokmadım sorduğun için açıkladım :/
Psikoloji okumuyorum hatta hazırlıktayım psikolojiyle sadece İLGİLENİYORUM.d
Beatlesla deneuveü aynı kefeye konulamaz bu çok bariz.
Psikolojinin incelenemeyişi diye bir şeyin bahsi mümkün değildir zira ben de adrianayı ikizim olduğu için beğenmiyorum.

byvayet dedi ki...

dil konusundaki doğruyu ve yanlışı halk arası kullanıma göre mi belirleyeceğiz? çoğunluğun beğendiği bir şeyle ilgili ulaşılan sonuçları reddetmek işimize yaramaz??
beatlesle deneuve tabii ki pek çok açıdan aynı kefeye konulmaz.sadece bir şeylerin doğum tarihi,çıkış tarihi vesaire ilgili olmadığını söylemeye çalışıyorum.son söylediğinin benim son söylediğimle alakası olduğunu düşünmüyorum veya ben anlayamadım :\
ya da siktir et her ne haltsa.cevap yazma siktir et.işim mi yok deneuve ve adriaymış pff :\

Pink Freud dedi ki...

Bence pek de işin yok bütün yorumların hep çok uzun.d

byvayet dedi ki...

içimi buraya kusuyorum:D

Pink Freud dedi ki...

Evet bundan memnundum

byvayet dedi ki...

yalnız olunca böyle oluyor :D