Sayfalar

Varlığını Kanıtlama Çabası

Birine yapabileceğiniz en kötü şey onu "yok saymak"tır.
İnsanlar, kendi varlıklarının başkaları tarafından tasdik edilmesine o kadar muhtaç ki...

Sizi önemseyen birine -ki bu kişi sabah size günaydın deyip gülümseyen biri bile olabilir- yapabileceğiniz en büyük duygusal işkence yine onu "yok saymak"tır.
Ben varım! Benim varlığımı kabullenmesin! Hey sen! Hey!

Mevcudiyetinin başka kişilerce onaylanmasına gerek duymadan var olabilen kişi; sana şapka çıkarıyorum buradan. Her kimsen... Henüz karşılaşmasak da...

24 sesleniş:

Mia Wallace dedi ki...

Düşünüyorum da "varlığı yok saymak" hafife almışım ya da atlamışım ben bu konuyu. Gerçekten birine yapılabilicek en kötü şey bu.

Burak Özkan dedi ki...

Karşılaşmayacaksın da. Sen kendi düşüncelerinin onaylanmasından haz alırken, o kendi sessizliği içinde tekrar tekrar patlayacak ve niyahetinde, öldüğünden 1 ay sonra evinde yalnız ve çürümüş bir şekilde bulunduğunu gazetede okuyunca; üzerinden edebiyat yapmakla yetineceksin.

Burak Özkan dedi ki...

Sevgili Mia Wallace, birinin varlığını yok saymak atlayamacağımız tek şeymiş gibime geliyor. Üstüne düşünülsün veya düşünülmesin.

Pink Freud dedi ki...

Burak evet öyle biri bence de yok.
Ama olsa kendi sessizliği içinde patlar mı bilemiyorum çünkü yalnızlığı da onaylanmamayı da kafasına takmayan biri absürtizm yanlısıdır bence ve böyle insanlar nedense çevreleri tarafından sevilir yoklukları 1 aydan önce fark edilir bence.d

Burak Özkan dedi ki...

Öyle biri yok demedim ben. Öyle biri kendi varlığınca var; belki senin için yok. Senin olasıklarının arasında yok. Bunun sebebi de, absürtizm yanlısı olduğundan değil, etrafına kimseyi yaklaştırmadığından kaynaklanıyordur. Belki birkaç mecburi ilişki.

Herneyse, onunla ilgili konuşmanın manası yok. Ancak dilersen, Kürk Mantolu Madonna'da ki Raif efendiye bir göz gezdirebilirsin.

girl with the red balloon dedi ki...

Ben hiç böyle düşünmemiştim. Gerçekten de insanı çileden çıkarır yok sayılmak.

piktobet dedi ki...

Tanrı bile evreni yaratırken "Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi istedim." demez mi kainat kitabında. Bilen bilir. Meşhur kelamdır Özdemir Asaf'tan gelir: "Bir insan bir insanı bir şey görür; bu, hayattır. Bir insan bir insanı birçok şey görür; bu, sevgidir. Bir insan bir insanı her şey görür; bu, aşktır. Bir insan bir insanı hiçbir şey görür; bu, Doğu'dur. Bir insan bir insanı görmez; bu, ölümdür."

Pink Freud dedi ki...

Burak; ı-ıh o insan absürdist hatta tanrı. ve evet tanrıyla karşılaşmadığım gibi onunla da karşılaşmayacağım bunun sebebi de onun beni hayatına sokmak istememesi olabilir evet.

Red balloon; evet çıkartıyor, şu an maruz bırakıp maruz bıraktırılıyorum bu muameleye .d

piktobet;kutsal kitaptaki tanrı insana çok benziyor, özellikle de atarlı birine... Neden acaba?
Özdemir Asaf ya.. bayıldım..

tembel hayvan dedi ki...

Abimle tartışırken benim sesim çok çıkar o ise ya karşılık vermez yada az konuşur. O öyle yaptıkça daha da sinirlenirim. Bildiğin 'seni takmıyorum sen kimsin ki' der gibidir bense onun varlığını önemser hatta bas bas bağırırım kendimi duyurmak için. Böyle bişey sanırım :D

Mia Wallace dedi ki...

doğru diyorsun..

orhan dedi ki...

"Birine yapabileceğiniz en kötü şey onu "yok saymak"tır."

bernard shaw'un sözü değil mi bu?

Pink Freud dedi ki...

Tembel hayvan; ben de babam benimle tartışırken(?) herhangi bi başka işle uğraştığım zaman -ki bu tavana bakmak bile olabilir- adam çileden çıkıyor.

Mia; Burak'a dedin galiba? .d

Orhan; Shaw'un sözü olduğunu bilmiyordum, vikisözden de baktım ama bulamadım. En iyi intikam unutmaktır diye bi aforizma var bana en yakın çağrışım yapan.

orhan dedi ki...

buldum. kastettiğim söz şuydu: "İşleyebileceginiz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır."

Pink Freud dedi ki...

Ben de buldum tam yazıcaktım bu mu diye geç kaldım.d
Neyse gene de bu bilgiyi shaw'dan değil hayattan edindim. Hayattan edinmek ımm umarım arabesk olmadı =/

piktobet dedi ki...

Shaw'ın güzelim sözü bu yaygın tavrın yeniden yaşantılanıp ifade edilmesine engel olmasa gerek. Yoksa gökkubbe altında söylenmemiş.. falan filan. Kayıtsızlık modern zamanların yamyamı. Bireyselde cinayet, toplumsalda katliam boyutuyla: Auschwitz, 6-7 Eylül, Sivas vs.

Pink Freud dedi ki...

Dur bi dakika kayıtsızlıkla auschwitz ya da sivas olayı arasında ilgi kuramayız.
Ben insanların yaşam haklarına kayıtsızlıktan bahsetmiyorum.
Söz ettiğim şey insanlara kayıtsızlık.

orhan dedi ki...

ifade sorunum var. çalıntı veya ikinci el söz olduğu iddiasında değildim. çağrıştı sadece.

Pink Freud dedi ki...

Tıpatıp aynı cümleyi mi kurmuşum diye korktum ben de bi an .d

piktobet dedi ki...

Orhan: Sizin ifade sorununuz, benim anlama sorunum da olabilir pekala.

Pink Freud: Aklım karışık bu konuda.

orhan dedi ki...

öyle olsaydı bile bu anlatmak istediğinin değerini düşürmezdi yine de di mi? gerçi hmmm, çağrışım geliyor:

"beceriksiz sanatçı kopyalar, usta sanatçı çalar" --picasso

Pink Freud dedi ki...

Orhan; çünkü picasso da çalmıştı, kendi haklı çıkarmak için söylemiş olabilir.

Ve sanırım bazılarına göre düşürür, bazılarına göre düşürmez..

Pink Freud dedi ki...

piktobet; dediğiniz olaylar hep önemseme sonucu meydana geldi, önemli derecede nefret etme, önemli derecede varlıklarını hissetme ve rahatsız olma oysa benim anlatmaya çalıştığım şey tam tersi bi durum.

piktobet dedi ki...

ben o katliamları öylece durup izleyen sessiz kitle açısından değerlendirdim aslında. fiili katiller açısından değil. nazi soykırımında alman halkı, 6-7 eylül olayları ve sivas katliamında yağma ve cinayetlere seyirci kalan halk ve güvenlik birimleri; dolayısıyla namlunun ucundaki değil, tetiğe basan eller umursamazlık ve kayıtszlıkla bu cinayet ve katliamlara en hafif tabirle "ortak" olmuşlardı. daha azı değil.

Pink Freud dedi ki...

Tamamdır şimdi her şey açıklığa kavuştu sen sosyolojik açıdan bakıyorsun bense psikolojik açıdan.. =)

Hiç aklıma katliamlar gelmemişti direkt aynı ortamda bulunduğun insanlardan birinin diğerine tavrı olarak düşünmüştüm ben.