Sayfalar

Başlıksız

Bir gün öleceklerini bildikleri halde insanlar nasıl bu kadar hırslı olabiliyorlar? Bir gün öleceğimizi bildiğimiz halde nasıl bir dünya kurduk? Bir gün öleceklerini bildiğimiz halde onlara nasıl kötü davranabildik?
Bütün bildiğin diller ezberlediğin kelimeler uçacak ünvanların silinecek bütün anıların kaybolacak bütün heyecanların aşkların sevişmelerin ya toprak ya kül olacak. Arkandan belki ağlanacak belki ağlanmayacak. Belki birkaç gün yas tutulacak belki tutulmayacak belki birkaç ay akıllara geleceksin belki gelmeyeceksin.
Eninde sonunda unutulacaksın. Eninde sonunda unutacaksın. Olması gereken de bu diyorlar. Olması gereken gerçekten bu mu? Hayatın gerçeği sevdiklerini çürüsün böceklere yem olsun diye toprağa atıp gitmek mi ve buna rağmen her şeye devam etmek mi? Unut ve yaşa. Cennete inan ve unut.

14 sesleniş:

BAMBİ dedi ki...

Bence en önemlisi unutmamak unutmayıp bir gün öleceğini bilerek yaşamak.

byvayet dedi ki...

Son üç yazından dolayı-arada sigara var ama- bir yakınını kaybettiğine neredeyse eminim.

Gezi/yorum... dedi ki...

ölmeden önce ölenler kurtuldular..
diğerleri senin benim gibi acılar içindeyiz çünkü yaşarken ölemiyoruz bir türlü...

Pink Freud dedi ki...

Bambi; bir gün öleceğini bilerek de yaşanmıyor ki yani ben yapamıyorum.

byvayet; evet ister istemez belli ediliyor böyle şeyler.

geziyorum; haklısın ne diyebilirim ki daha fazla.

byvayet dedi ki...

Bir kez daha doğruluğuna emin oluyorum ve ne kadar mükemmel bir tespitmiş, savmış diyorum. Dinler; insanları denetim altında tutma, insanların inanma ihtiyaçlarını karşılama,toplum düzenini sağlama ve insan olmayan insanları kurallarla insan yapma dışında insanların delirmemesi için var.

Alper Gündoğdu dedi ki...

Belki de cehennem denen şey düşünüldüğü gibi taş toprak böceklere yem olmaktır. Herkes neye inanıyorsa o olur. Hem böyleyse cennete inanmayan insan cehenneme inanıyor demektir. (klavyeyle düşüneyim dedim)

Sıradan İnsan dedi ki...

Hiçbir insanı beğenmeme hatta nefret etme gibi bir durumu nasıl yenebilirim, sende vardı sanırım bu var mı bi gelişme? Napçaz biz

Pink Freud dedi ki...

byvayet; aslında önceden olsa ben de seninle aynı yorumu yapardım fakat işler o kadar basit gelmiyor artık ve daha merhametli düşünmeye ihtiyacım var.

alper; yok o klavyeyle düşünülünecek bir konu değil ama.

Sıradan İnsan; hani diyorlar ya "bakış açını değiştir" işte o külliyen yalan. Karşına iyi veya pek zeki olmayan insanlar çıkarsa sen de onları sevmeye başlarsın aslında olay bundan ibaret.

Alper Gündoğdu dedi ki...

klavyeyle düşünmek orda aklına gelen herşeyi doğrudan yazmak demek sesli düşünmek gibi ağzınla düşünmüyosun sonuçta :P

vyvayet dedi ki...

merhametli derken?

Pink Freud dedi ki...

Sevdiğini kaybeden birine şimdi anlıyorum ki din teselli için varmış demek baya düşüncesizce bir hareket oluyor çünkü. Ve aynı şekilde bunu tecrübe ettiğinde acımasız ve sert yorumlardan kaçınacaksın, olamazmış olmamalıymış gibi gelecek ve bu hissin boşuna varolmadığını düşüneceksin belki.

Adsız dedi ki...

dünyaya gelen ilk insan olsaydınız ölümün varlığından haberiniz olmasaydı ölümü nasıl bilecektiniz.anne karnındaki bebek oradan çok daha büyük bir dünyaya geleceğini nasıl bilebilirdi? nedense beyinler öyle bir kepenkle kapatılmış ki görmekte güçlük çekiyorsunuz. gözlerimiz bizler için bir nimet aslında ayette söylediği gibi kendi yaratılışınıza bakın yeryüzüne gökyüzüne bakın güneşe suya bakın..daha açık ne olabilir? ama biz onları o kadar yüzeysel kullanıyoruz ki.kalple birleştiremiyoruz gördüklerimizi. bu dönemde hiç birşey teselli değil belki senin için ama arada bir kuran mealinden rastgele bir sayfa acıp okursan inan o sayfa tesadüfen karşına çıkmış olmayacak..

Pink Freud dedi ki...

Adsız; öncelikle yardımcı olmak istediğin için teşekkür ediyorum. Gerçekten. Dediğin şeylere inanmasam daha önce denemiş olup vazgeçsem bile böyle anlayışlı yorumlar görmek iyi hissettiriyor.

byvayet dedi ki...

ben senin için veya böyle bir durum/durumdaki için söylememiştim onu. böyle alılamana şaşırdım.