Şu günlerde en fazla hayal ettiğim fantezi sabah beşten akşam on ikiye kadar tv izleyen lanet ihtiyarları katletmek! Televizyonu kafalarına attığımı düşünerek mutlu oluyorum o haldeyim.
Biri ölse de kırk gün yasını tutacakları için kimse tv açmaz. Mevlüt falan okuturlar, belki ağlama sesleri gelir, yok yok gelmez tamamen fantezik bunlar aynı davul tokmağını davulcunun kulağına sokmak istemem gibi. Fark ettim ki bi insandan nefret etmem için uyumamı engellemesi, beni gözaltlarım mor zombi kıvamında dolaştırması yetiyor da artıyor! Bi film vardı hatta iki film vardı üstteki yaşlı komşularının eziyetlerine katlanamamalarını anlatıyordu ama her ikisi de mutlu sonla bitiyordu. Benimki mutlu sonla bitmez çünkü benim hayatım filme benzemez. Yaşlıları öldürürüm hapishaneye düşerim dönse dönse Zeki Demirkubuz'un filmlerine döner. Ona da film denmez. Dramaturji.
Televizyonda Tayyip var, adamı görünce aklıma direkt karikatürlerdeki hali geliyor böyle normal insan değil de karikatür yaratığı sanki, karikatüristler çizsin diye doğmuş ve büyümüş ve nur(!) topu gibi bi karikatürümüz doğmuuuuuş! Oh yeah bugünlerde çıldırmazsam hiç bi zaman çıldırmam. "Oh nayn its mayn"demek istedim çokça. Lalalalalallalal...
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alışkanlık
Mevsim yaz olsa da, geceleri hava sıcaklığı +30 olsa da ben asla battaniye, yorgan, pike vb gibi kalın örtülerimi üstüme örtmekten vazgeçmem! Üstümde bir ağırlık mı istiyorum yoksa fazlaca güven duygusuna mı ihtiyacım var çözemedim. Kan ter içinde uyanıyorum zaten. Arada annemler gelip üstümdeki örtü türevlerini çekiyorlarmış. Kadıncağız kışın da örtmek için geliyor. Garip miyim mazoşist miyim neyim anlamadım vesselam.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
