Sayfalar

renk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
renk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Terslik

Colalı jelibon yerken colayı hatırlar insan. Ben cola içerken, colalı jelibon yiyormuşum gibi hissediyorum. Elma yerken elmalı diş macununun tadını almak... Eğer fazla muzlu puding yersem muzdan da iğreneceğim.

Geçen yılbaşı da damarlarımda kan değil tekila ve cin dolaşıyordu. Çünkü yapılan shutlar bana kan kusturmuştu (bu cümlede söz sanatı var). Bu sene yıla sessiz sedasız girişimin nedeni de hala alkole duyarlı oluşumdur. İçkisiz de yılbaşı programı olmaz zira "nurcu musun aa klasik türk hanım kızısın seeen" gibi garip esprilere maruz kalıyorum . Hadi onların ne dediğini umursamayalım da herkes içmiş coşmuş eğlenirken bilinçli bilinçli takılmak istemem çünkü etrafı ya da insanları her zaman en kendinde olan kişi temizlar, derler toparlar. İşte geçen sene tüm ocak ayı boyunca alkol kokan her şey midemi bulandırıyordu. Saç spreyi dahil.

Hatta okulun merdivenlerini çamaşır suyuyla(belki porçöz silçöz ne biliyim neyle merdiven temizlenir?) silmişlerdi de, ben yüzümü ekşite ekşite buralara tekila dökülmüş demiştim. Tabi yanımdakiler de bayağı eğlenmişlerdi

Neyse kokuları renk olarak algılamadığıma şükretmek lazım.

Mor ve Herşey


Mor bana dişil(kırmızı) ve eril(mavi)nin birleşimini hatırlatır hep. Tez ve antitezin bir araya gelip sentezi oluşturması gibi. Diyalektik mordur. Evren mordur. Sınırsızlık yani sonsuzluk da mordur. Sonsuzluk köşesiz olacağına göre yuvarlaktır ya da dairesel. Ve tanrı sonsuzsa belki o da mordur. Ama morun en sevdiğim renk olması tanrıyı sevmemi sağlamaz heralde?