Ben burçların karakter üzerindeki etkisine inanırım.
Gezegenlerin birbirleriyle yaptıkları açılar önemli.
Dünyanın güneş etrafında dönmesi, ayın dünya çevresindeki hareketleri bile canlı biyoritmini etkiliyor.
Dolunayda köpekbalıklarının daha saldırgan olduğu gözlenmiş mesela.
Gecenin gündüzün, yazın kışın insan zihnine olan etkisinden bahsetmiyorum bile.
E bunlar da güneşe olan konumumuza aradaki açıya bağlı.
İşte neyse kendime göre mantıklı sebeplerim var yani.
Şöyle bakıyorum da blogtaki bayan yazarların çoğu balık burcu sanki.
E kendimin de balık olmasından mütevellit bu durum hoşuma gidiyor.
Balıklar duygusal, melankolik, dengesiz ve değişken kişilikler genel olarak.
Ben de ah tamam işte sanatçı ruhluyuz diyorum.
Ne biliyim belki kendi kendimi teselli ediyorum duygularımın kontrolünde yaşamanın tek avantajı budur diye.
Çünkü sorsalar duygusal olmak yerine mantıksal, sıcak olmak yerine soğuk olmak isterdim ben.
Blog açarken de "kimse izlemezse günlük gibi kullanırım amaç yazmak" diyemedim.
Birileri okusun istedim ve izleyici sayısı arttıkça da mutlu oldum, işte bi şekilde yoğun olarak paylaşma dürtüm var ve bu da beni bağımlı yapıyor. İnsan bağımlısı.
Hani insanlar sevgiyle yaşar falan denir ya, ben oraya sevgi yerine "ilgi" koyuyorum. Bağımlısı yapan ilgi.